Haak dostum Haak!
Bundan sonra artık bu sitede yayın hayatıma başlıyorum.Yaşımın kemale olan erişiminin artması sebebi ile yazı yazma zamanımın geldiği kanaatine vasıl oldum.Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum bu konuda yüksek motivasyon kaynağım kardeşim Gökhan Atılgan' dan bahsetmek istiyorum. Kendisi benden önce www.derhule.blogspot.com adresinde yazın hayatına başlamıştı ve bana da sürekli yazma fikrini tıpkı eski taş ustalarının ince ince taşa şekil veren sabrıyla aklıma nakşetti. Kaliteli bir hayatın olmazsa olmazlarından biri insanın kendisine koşulsuz destek verebilecek kardeşlerinin olmasıdır. İşte Gökhan Atılgan böyle biri.Bu arada kız kardeşimin de hatrını yemeyelim. Sesi şimdiden kulaklarımda "abiiii beni unuttun diye..." Benim imla kılavuzum endişeye mahal yok, abinin en önemli yanı güçlü hafızasıdır. İlk yazı denemelerimi www.ekolaykitap.blogspot.com sitesinde yazmama izin veren Hikmet Yılmaz' a teşekkürü bir borç bilirim.
Gelelim sitemizin tanıtım işlemlerine bu isim nereden geliyor?
AKLIMDA KALMASIN DEDİKLERİM
Zaman su gibi akıp gidiyor. yaşananlar hep hafızanın muhtelif noktalarında kendine kaybolmayacakları bir yer arıyor. genelde çoğu da yok olup gidiyor. İnsan her gün her an yeni bilgilere ulaşır ve kullanmadığını da çarçabuk siler. Babam bizlere derdi ki " kağıt ve kalemim varken kendimi hatırlamak için niye yorayım." Bende aklımda kalmasın dediklerimi burada biriktirmeye karar verdim. E artık bilgisayar çağındayız değil mi? Kağıt kalem kullanmak nostalji oldu.
emeddah ismine gelince meddahlığın tarifine gerek var mı ? Bilmeyenler için kısa bir tarif yapayım:
Türk Dil Kurumunun sözlüğünde "Taklitler yaparak, hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı" diye tarif eder. Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli kollarından biri olan Meddah canlandırma
ve benzetme öğelerinden yararlanarak öykü anlatma sanatıdır. Meddah söze Haak dostum Haak! diyerek girer.Kökleri 14.yy dayanır. Saraylarda başlamasına rağmen zamanla halka mal olmuştur.Bu günlerde stand up show denilen işi atalarımız eskiden meddah adı altında yapıyordu. Elinde bir değnek, omuzunda büyükçe bir mendil ve bir de tabureleri vardı. Bu kelimenin kaybolmaması için sitemde kullandım. Türkçe kelime kullanımının giderek azaldığı hayatımızda kendimce yürüttüğüm mücadelenin bir parçası olsun istedim. Anlamsızca yabancı kelimeleri Türkçeleştirme çabalarının olduğu bir dönemdeyiz.Geçenler de Ankara Bahçelievler Semtinin meşhur 7. Caddesinde dolaşıyordum.Bu arada pek çok anım var başkentte, o günleri hatırlarken cadde de dikkatimi çeken Türkçe işyeri adının olmaması idi. İnsanı biraz üzen bir durum açıkcası...
Hanımefendiler ve beyefendiler !
Blogumu ziyaretinizden ve yorumlarınızdan eksik bırakmayınız.
Blogumun emekleme safhasında desteğinize çok ihtiyacı olacaktır, bazen tatlı bazen hüzünlü sohbet konularımız olacak Lütfen beni yalnız bırakmayın
O zaman yelkenler fora diyelim coşku dolu bir giriş olsun yolumuz açık olsun...
çiçeklerin nasıl suya ihtiyacı varsa bloglarında ziyaretçiye ihtiyacı var.
Bir meddah gibi bitirelim lafımızı:
" Bu kıssadır bir mecmua kenarına kaydolunmuş, biz de gördük söyledik. Sakiye sohbet kalmazmış baki. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola, inşallah gelecek sefere daha güzel bir hikaye söyleriz"
Sağlıcakla kalın...

Allah yolunu açık,kalemini güçlü,zihnini açık etsin.Çok sevindim.Umutlandım, duygulandım. Besmeleyle başlayanın Allah yar ve yardımcısıdır. Selamlar saygılar
YanıtlaSilEfendim hayırlı uğurlu olsun.Kalemine yüreğine sağlık diyorum.
YanıtlaSil